24 Nis 2014

Duanın Kelime manası “çağırmak, seslenmek, istemek,sığınmak” Olarak tarif edilmiştir. İslâm literatüründe ise “Kulun,Allah’ın yüceliği karşısında aczini itiraf etmesi, O’ndan sevgi ve tazim duyguları içinde lütuf ve yardım dilemesidir.”(1). Dua istemektir; O halde istemeye yüzümüz olması gerektiğini asla unutmamalıyız Dua,ihtiyacın ‘O’na arz edilmesidir,
tek çârenin O’ olduğu bilinciyle. İsteklere cevabın sadece O’ndan geleceğinin farkında olmaktır Her ibadette aslolan kulluktur. Yani,Allah’ın emirlerini, yine O’nun istediği şekilde yerine getirme bilincidir. Kulluk ise ancak bilinçli yapıldığında anlam bulur. Peygamberimiz s.a.v. ‘Dua ibadetin ta kendisidir’(2) Diye buyurarak, duanın da kulluktan bir parça olduğunu bildirmişlerdir. Duada vazgeçilmez şeyin bilinç olduğu unutulmamalıdır. İstisnasız tüm insanlar duaya muhtaçtır. Esasında varoluş gayemizi anlamlandıran eylemlerimizin başı duadır. Yeryüzüne imtihan için gönderilen insanın, imtihanı başarabilmesi mutlak anlamda Allah’ın yardımı iledir Bu açıdan bakıldığında birer öğrenci durumunda olan bizler, derslerimize çalışmadan, sırf kalbi temennilerle sınıf geçemeyeceğimizin bilincinde olmalıyız. Dua, sadece ağrılarımızın dinmesi, bireysel ihtiyaçlarımızın giderilmesi için bir araç değildir. İmtihan içerisinde olan bizlerin her anlamda O’na muhtaç olduğumuzu, ve yardıma ihtiyamız bulunduğunu bilerek, O’na sığınmaktır. Acziyetimizin farkında olarak O’ndan yardım istemektir. Duayı iki kısma ayırmıştır. 1:Fiili dua. 2:kavli dua. Esasen fiili olarak duanın gereklerini yapmadan,kavli dua kabul olmaz. Fiili dua bedenin eylemi, sözlü duada ruhun eylemidir. İnsan ise bu ikisinden beden ve ruhtan oluşan bir varlıktır. (3) Peygamber efendimiz (sav) en güzel, en sarih örnektir, her konuda olduğu gibi. Bedire gitmiş, gereken tüm hazırlıkları yapmış, bütün önlemleri almış ardından ellerini semaya kaldırmış, yalvarmış, yardım istemiştir. Mekkeli müşriklere tebliğin her çeşidini denemiş, sonrada ellerini kaldırarak onlar için hidayet dilemiştir. Yine Rasulullah(sav) ile geceleyen bir sahabi anlatıyor. ”Kendisine abdest suyu getirdim, bana ”Dile benden ne dilersen” buyurdu.Bende “Seninle cennette beraber olmak istiyorum Dedim. Bana ”O zaman sende kendin için çok secde ederek bana yardımcı ol” Diye buyurdu.(4). Demek ki, sadece söz ile temenni yeterli değildir. Peki bizler ne istiyoruz?. Bizler kulluk bilinci çerçevesinde yeryüzünün ıslahını istiyoruz. Bizler yeryüzünün halifeleri olarak, yeryüzünde zulmün olmamasını istiyoruz O halde fiili olarak üzerimize düşenler konusunda gayretimiz, çabamız nedir? Diye sorgulamamız gerekiyor. Televizyonlara yansıyan zulüm manzaralarını, çayımızı yudumlayarak “Allah’ım onlara yardım et” demek dua olmasa gerek. Bizler cehenneme gitmek istemiyoruz ve elbette cennete gitmek istiyoruz O halde cennetlik bir hayatın, cennetlik bir gayretin içinde olarak, önce fiili duamızı yapmalıyız. Günahımızın affını istiyorsak önce günahları bırakmamız gerekiyor. İbadetlerimizin nasıl olması gerektiğini Rasul’e sormak gibi bir mükellefiyetimiz var. Rabbimiz şöyle buyuruyor.” “Ey Muhammed, s.a.v. de ki: “Allah'ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (5). Duada da sünnete aykırılık merduttur. Dua ederken; 1:yüksek sesle bağırıp çağırmaya gerek yoktur,çünkü, “Nefislerinize karşı merhametli olun. Zira sizler,sağır birine hitâp etmiyorsunuz”(6) Aracıya da gerek yoktur çünkü”Andolsun ki insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fitlediğini biliriz. Çünkü biz size şah damarlarınızdan daha yakınız”(7) 3. İstediğimizin farkında olmak gerekiyor. Çünkü ”İnsan, hayrı istediği gibi (bazen) şerri de isteyebilir. İnsan çok acelecidir”.(7). 4: Duada seciyede yasaklanan hususlardandır.yani kafiyemsi ses benzerlikleri duaya şiirimsi bir hava katmak . Dua yüreğin seslenişine,dilin tercüman olmasıdır. Duanın kabul olmasının şartları Kur’an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyurulduğu halde, bazı dualar niçin kabul olmuyor? CEVAP Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz. Önce çalışmak, sonra dua dinin esası! Kabul edilir ancak, çalışanın duası! Duanın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle: 1- Haram lokmadan sakınmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Haramdan sakının! idesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani] Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin! Cevabında buyurdu ki: (Duanızın kabul olması için helâl lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şir’a] Yine buyurdu ki: (Duanın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.) [Tergibüs-salât] 2- İtikadı düzgün olmalıdır. Sapıkların, mezhepsizlerin, duaları kabul olmaz. Hadis-i şerifte, (Bid’at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz) buyuruldu. (İbni Mace) Âyet-i kerimenin, duanın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır. 3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak dua etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak dua ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duayı kabul etmez.) [Şir’a] 4- Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari] İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, “Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!” Facir, [günahkâr] dua edince de “Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir” buyurur.) [İbni Neccar] Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir. 5- Bela gelmeden önce çok dua etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi] Ebu İshak hazretlerinden dua istediler. Dua etti. Duasının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duayı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Buyurdu ki: (Duamın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim dualar ve haram lokmadan sakınmamdır.) 6- Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi] 7- Yalvararak dua etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan dua makbul değildir.) [Tirmizi] Hz. Davud zamanında kuraklık oldu. Halk dua etmek için aralarından üç âlimi seçtiler. Âlimlerden biri şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kitabında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!) İkinci âlimin duası da şöyle: (Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!) Üçüncü âlim de şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!) Duaları kabul olarak rahmet yağdı. 8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi] 9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir. Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât] 10- İsm-i azam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir. Gafletle dua etmektense hiç dua etmemek daha iyi değil mi? CEVAP Gaflet içinde olduğunu söyleyerek, duayı bırakmak doğru değildir. Kalbine geldiği gibi dua etmek, ezberlediği duayı okumaktan daha iyidir. (Bezzâziyye) Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur), (Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi] Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60]

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

Ziyaretciler

Günün Hadis-i Şerifi

Geçmiş Yazılar